İşsizlik sorunu, herkes için sürekli bir tehlikedir. Yeni nesile ayak uydurmak ve hayatınızın kontrolüne sahip olmak için kendi işinizi kurun.

Ek gelir ister misiniz? Kariyer? Daha fazla zaman özgürlüğü? Finansal özgürlük? Kendi işinize sahip olmak ister misiniz?
İstemelisiniz!

Tüm dünyada işsizlik oranı son yıllarda ki en yüksek seviyelere ulaştı. Bu durum ülkemizde de büyük bir sorun haline gelmeye başladı. Aslında işsizlik sorunu kesinlikle sürekli bir tehlikedir ve git gide büyüyecektir.

Bir çok insan çalışacak bir yer bulmak için sıra bekliyor. Şu an işsizlik sigortası başvurularıda en üst seviyelerde. Büyük şehirlerde çalışan çoğunluk genelde evden işe giderken uzun mesafelerden dolayı, aslında haftanın altı günü çalışıyorlar diyebiliriz. İş gücünün şu an ki büyük bir çoğunluğuda her zaman işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

İşsiz kalmak, işsizlik sürekli bir tehlikedir. Bunu kabunlenmeliyiz öncelikle. Bilinen tüm endüstriler artık iş gücünü azaltarak küçülmeye yöneliyorlar. Bu küçülme, yani “iş gücünü” azaltma” piyasalarda ki düşüşler gibi hep sürecek bir tehlikedir.

Peki bu düşüşler bu sorunlar sizi etkilemez mi?

Siz bu ekonomik sorunların dışında mı yer alıyorsunuz?

Diyelim ki iyi bir şirkette, üst düzey yöneticisiniz. Ya da bir CEO. Bir tesisatçı da olabilirsiniz. İşinizi yarın kaybetseniz ve on hafta içinde bir iş bulamazsanız, bu zaman dilimi içerisinde geçiminizi sağlayacak, kendinizi ya da ailenizi idare edebilecek birikiminiz var mı? Evet veya hayır?

Cevabınız “Evet” mi? Peki bu işsizlik, işsiz kalma durumu 6-12 ay sürmüş olsa? Ne yapabilirdiniz?

Cevabınız “Hayır” ise hemen şimdi daha FAZLA kazanmaya başlamalısınız. Gerçekler malesef bu şekilde.

İstatistiklere göre, çoğu aile işsizliği-işsiz kalma durumunu 1 aya kadar karşılayabilecek birikimi var. Malesef kimi aileler için bu süre çok daha kısa. Durgun, geri kalmış, durmadan “zam” lanan karmaşık ekonomilerde parasız kalmak size ve ailenize malesef acı getirir.

Fakat çok güzel bir işiniz var değil mi? Ekonomik krizlere, piyasadaki iniş ve çıkışlara karşı dokunulmazlığınız var? Bunlar tamamiyle yanlış düşüncelerdir. Kim olduğunuz ya da ne iş yaptığınız gerçekten hiç önemli değil. Çünkü tüm ekonomilerde kurallar değişken durumdadır.

Bir başkası için mi çalışıyorsunuz? Bir işvereniniz, patronunuz mu var? Dürüst olalım; kendinizi ne kadar güvende hissedebilirsiniz?

Sadece düşünmeye çalışın. Çalıştığınız yerde sizden genç, sizden daha çabuk, hızlı, daha iyi görünen ve işinizi daha “ucuza” yapabilecek biri ortaya çıkarsa..
Çok güvendiğiniz, severek yaptığınız “güvenli işinizi” kaybedersiniz. Peki böyle bir şey başınıza gelirse, bu durumda seçenekleriniz ne olabilir?

“Bireysel Emeklilik” mi dediniz? Evet bireysel emeklilik hesabınıza güvenebilirsiniz. İyi bir plan, hatta kimilerine göre “Harika bir plan” ! Emeklilik hesabınızı son zamanlarda hiç kontrol ettiniz mi? Unutmamalısınız ki o emeklilik paranız Aladdin’in Sihirli Lambası’nda sizi beklemiyor. Yıllarca sizin paranız, devletin kasasında siz alana dek değerlendiriliyor. Hemde günümüzün en riskli piyasalarında, borsada değerlendiriliyor. Peki borsa düşerse tahmin edin ne olur? Malesef paranızıda yanında götürür. Para kaybetmeniz için paranızın yok olup gitmesi gerekmez. Paranızın değer kaybetmesi olabilecek riskler arasındadır. Borsadaki düşüşler sizin paranızın da değer kaybetmesi. düşmesi anlamına gelir.

Kendi İşinizi Kurun!

Sıfırdan iş kurmak zordur, ağır bir çalışma, büyük bir sermaye istemesede her zaman zaman ister, her zaman olduğu gibi riskler vardır. Fakat, hayatınızda finansal özgürlük, zaman özgürlüğü ve hayatınızın kontrolünü ele geçirmek için yapılacak tek yol kendi işini kurmaktır. Herkesin rüyasıdır aslında; kendi işinizin sahibi ve kendi kendinizin patronu olmak. İşinizin patronu siz olduğunuzda, hayatınız büyük ölçüde değişir. Her şeye siz karar verebilirsiniz. Onlar değil!

Bunu sizde yapabilirsiniz. Hayatınızın kontrolünü ele alabilirsiniz. Ekonomiden korkarak mı yoksa onu kontrol ederek mi yaşamak istiyorsunuz? Seçim sizin. İkinci bir B planınız var mı?

Şu anda ne yapıyor olursanız olun, kendiniz için şimdi birşeyler yapmaya başlayın. Çünkü devlet, patronunuz, işvereniniz, kimse sizi kurtarmayacak. Her şey tamamiyle size bağlı. Yeniliklere açık olun. Gelişmeleri takip edin. Araştırın. Yeni nesilin getirdiği fırsatları daha iyi kavrayabilmek için düşünce yapınızı değiştirmeye çalışın. Önyargılarınızı bir kenara bırakıp NEDEN yapmak istediğinizi bulmaya özen gösterin.

Başarınıza